Eski Kombassancıların Ali İstek Alaboyun'a oyunu! - Birnebze.com
Bizimle iletişime geçin

Haberler

Eski Kombassancıların Ali İstek Alaboyun’a oyunu!

Bera Holding yönetimi, yaptığı açıklamayla 24 Nisan’da yapılan yönetim kurulu toplantısında, Bera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza …

Yayınlanan

üzerinde

Bera Holding yönetimi, yaptığı açıklamayla 24 Nisan’da yapılan yönetim kurulu toplantısında, Bera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Alaboyun’un görevden alınarak, yerine Haşim Şahin’in seçildiğini duyurdu.

Holdigten yapılan açıklamada, “Bilindiği üzere, Bera Holding Yönetim Kurulu; Divapan A.Ş., Kompen A.Ş., Konya Kağıt A.Ş., Bera A.Ş ve Golda A.Ş. tarafından at temsilcilerden oluşmaktadır. Bu şirketlerin görevlendirdikleri temsilcileri her zaman değiştirme ve yerine yenisini atama hakkı bulunmaktadır. Yönetim kurulunda yer alan diğer şirket temsilcileri görevlerine devam ederken, Divapan A.Ş temsilcisi olan Ali Rıza Alaboyun, görevden alınarak yerine Haşim Şahin seçilmiştir” denildi.

Gerekçe olarak resmi açıklama yapılmazken, Alaboyun ile mevcut yönetim kurulunun bir süredir uyum problemi yaşadığı iddia edildi.

ALİ RIZA ALABOYUN KONIYLA İLGİLİ ŞUNLARI SÖYLEDİ

Ortaklık davaları nedeni ile icra yolu ile kapanma noktasına gelen holdingi Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı ile çıkan bir yasa ile yeniden hayata döndürdük diye Ali Rıza ALABOYUN holdingin iç yapılanması nedeni ile normalleşme, şeffaflaşma ve hesap verebilme ilkelerini yerleştirmede diğer üyeler ile sorun yaşadığını söyledi.

Holdingin geçmişten gelen ve tamamen kapalı bir yapı içerisinde yönetildiğine şahit olduğunu dile getiren ALABOYUN kurumsal yönetişim ilkelerini oturmak ve yeniden yapılanmak konusunda holding yönetimindeki üyelerin hep direnci ile karşılaştığını belirtti.

Holding yönetim yapısının tamamen Erol KAYA ve Haşim ŞAHİN üzerine kurgulandığına dikkat çeken Ali Rıza ALABOYUN, bu iki kişinin diğer yönetim kurulu üyeleri ve holding yöneticileri üzerinde hükmedici bir otorite oluşturduklarına şahit olduğunu dile getirdi.

Alaboyun’un açıklamaları şöyle:

Bu ikili holding üzerinde kurdukları otoriteyi, Holding Genel Kurullarında Yönetim Kurulu Üyelerini gerçek şahıslardan oluşturmak yerine tamamen tüzel kişi olan holding şirketlerinden oluşturuyorlar.

Örneğin üç yıl süre ile görev yapmak üzere Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı olarak Divapan Entegre Ağaç Panel San. Tic. AŞ, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak Bera Turizm İnş. Seyahat Tic. AŞ, diğer Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak Kompen PVC Yapı ve İnş. Malz. San. Tic. AŞ, Yönetim Kurulu Üyesi olarak Komyapı İnş Taah. San. Tic. AŞ, diğer Yönetim Kurulu üyesi olarak Konya Kagıt San. Tic. AŞ. seçiliyor. Sadece bağımsız Yönetim Kurulu Üyeleri de SPK mevzuatı gereği gerçek kişilerden oluşuyor. Aslında genel kurullarda hissedarlar 3 yıl süreliğine gerçek kişileri seçtiklerini sanıyorlar ama gerçekte seçtikleri holding şirketleri.

Vakit geçmeden genel kurulun yapıldığı günde tüzel kişi holding yönetim kurulunda görev almak üzere kendi adına temsilci seçiliyor. Yönetim Kurulu Başkanı Divapan AŞ adına temsilcisi Ali Rıza ALABOYUN, Yönetim kurlu Başkan yardımcısı Bera Turizm AŞ adına temsilci Erol KAYA, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kompen AŞ adına Temsilci Ulvi BEZİRCİ, Yönetim Kurulu Üyesi Komyapı AŞ adına temsilci Osman ELVAN, Yönetim Kurulu Üyesi Konya Kagıt AŞ adına Haşim ŞAHİN şeklinde temsilci atanıyor. Bu temsilcilerin hepsi de aynı zamanda Divapan AŞ nin, Bera Turizm AŞ nin, Kompen AŞ nin, Komyapı AŞ nin, Konya Kâğıt AŞ nin, 4er kişilik yönetim kurulu üyeliğini oluşturuyorlar.

Bazı üyeler bazı şirketlerin yönetiminde yer alamazken Erol KAYA ve Haşim ŞAHİN her şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev alıyorlardı. Erol KAYA ve Haşim ŞAHİN istedikleri zaman yönetim kurulu üyesi temsilcileri değiştiriyorlardı.

Bende böyle bir çarpık yapının içine Yönetim Kurulu başkanı olarak geldiğimi zamanla fark ettim. Zaman içerisinde genel kurullardaki seçimlerinin hiçbir etkisinin olmadığını, bu iki kişinin her şeyi kontrol ettiğini, yönetim kurulu başkanı olarak beni bile zaman zaman tehdit eder üsluplarına şahit oldum. Böyle bir yapının holdingin gelişmesini önlediğini söylediğimde ‘ya temsili yönetim kurlu başkanı olarak kal ya da seni görevden alırız’ tehditleri üzerine aramızdaki sorunlar başladı.

Genel kurul yaklaşırken benden kurtulmak istediklerini her seferinde hissettirmeye başlamışlardı. Çünkü Holding yönetim kurulu başkanı aynı zamanda 4.6 milyon hisseye sahip Bera Vakfının da başkanı idi. Divapan AŞ yönetimini acil topla benim Divapan’ı temsilen yaptığım Yönetim Kurulu Başkanlığından alarak Haşim ŞAHİN i getirdiler ve böylece Vakfın 4,6 Milyon hissesini genel kurulda kullanma imkânı buldular. Holding deki her hesap holding menfaatine değil, Erol KAYA ve Haşim ŞAHİN in gücünün devamlılığı üzerine yapılıyor. Davalar nedeni ile batma noktasına gelen holding çabalarımla hayat bulunca, sorunsuz bir holdingin üstüne konma gibi bir arzuları olduğu zaman içerisinde ortaya çıktı.

Bu çarpık yapılanma Erol KAYA ve Haşim ŞAHİN in yeniden yönetim kuruluna seçilmesi üzerine kurulduğu için, şirketlerimiz üzerindeki 16.000.000 adet holding hisseleri, içeriğini bilmediğimiz ve yönetim kurulunda tartışılarak karara bağlanmamış satış sözleşmeleri ile, üçüncü şahıslara satılarak genel kurulda kendileri için oy kullanılmasını amaçlıyorlar.

Hâlbuki şirketlerimiz değeri çok iyi seviyeye gelmiş olan bu hisseleri satarak işletme sermayesi yapabilirler, bu kaynak işletme sermayesi olarak kullanılmadığı için onun yerine çok yüksek faizli krediler ile şirketlerimizi borçlandırıyorlar. Bu hisselerin bir an evvel şirketlere dönmesi gerekiyor, çünkü sattıklarını söyledikleri üçüncü şahısların 16.000.000 hisse karşılığı olan yaklaşık 450.000.000 TL yi ödeyebilme güçleri yok. Holdingde yaş bu çarpık düzeni, kardeşi Osman ELVAN da yönetim kurulunda olduğu için Sayın Bakan Lütfi ELVAN ile paylaştım.

Sayın Lütfi ELVAN a bağlı olan SPK nın başkanı Sayın Ali Fuat TAŞKESENLİOĞLU na izah ettim. Çünkü holdingin %75 oranında hissedarları hala kolundaki bileziğini holdinge veren anneler, yastık altındaki dövizini yatıran dedeler ile Almanya’daki küçük birikimlerini holdingde büyük umut ile holdingde değerlendirmek isteyen işçilerimizden oluşmaktadır. Bu küçük yatırımcıların hakkının korunması öncelikle SPK nın görevidir. Şahsıma ve holdingin geleceğine güvenerek borsadan Bera hissesi alan yerli ve yabancı yatırımcılara teşekkür ediyorum. Onların hissemize olan ilgisi nedeni ile geçmişte mağdur olan kurucu hissedarlarımızın mağduriyeti ortadan kalktı ve hisseleri değer kazandı.

Bu ikili yapı Holdingi kalkındırmaz, bu iki insan maalesef Konya’da herkese mesafeli ve kapalı bir hayat sürüyorlar. Konya siyaseti ile basını ile bürokrasisi ile hiç bir iletişimleri yok. Benim izlediğim açıklık politikasından hep rahatsız oldular. Bu gün beni, yarın bir bakanın kardeşini, bir başka günde bir başka siyasetçiyi kullanmak gibi yol izliyorlar. Adeta Kombassan’ın kuruluş değerleri bir tarafa itilmiş. Holdingin büyümesinden, başarısından mutlu olmayan ve eski kapalı yapısına dönmesini isteyen bir anlayış hâkim. İlk yaptıkları icraatta Holdingin başarısına büyük imzalar atmış olan Ankara ofisteki personelin, şoför dâhil, işine son vermek oldu.

Emek vererek sorunlarını çözdüğüm ve geleceğine umutla baktığım, Konya’mızın ve Ülkemizin göz bebeği haline getirdiğimiz holdingi bu ikilinin eline bırakmayacağım. Yeni bir kadro ile genel kurluda hazır olacağım. Yönetim kurulunda çalışacağım arkadaşlarımın listesini kısa süre ortaklarımız ve kamuoyu ile paylaşacağım.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur

Ali Rıza Alaboyun

İlan
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haberler

Bulgaristan’da 500 kilo eroin yakalandı, 2 Türk gözaltında

Bulgaristan’da yetkililer İran’dan yola çıkan ve mermer levhaların arasında sakl 500 kilogram eroine el koyarken özel yetkili bir savcı …

Bulgaristan'da yetkililer İran'dan yola çıkan ve mermer levhaların arasında sakl 500 kilogram eroine el koyarken özel yetkili bir savcı, Türkiye vatandaşı iki kişiyi olayla ilgili gözaltına aldı.

Savcı Valentina Madzharova uyuşturucunun dört konteynır içerisinde Varna Limanı’na geldiğini ve daha sonra güneydeki Sliven kentinde bulunan bir depoya aktarıldığını söyledi.

Madzharova, “Burada İran menşei eroinin Batı Avrupa’ya aktarıldığı bir uyuşturucu güzergahından söz ediyoruz” dedi.

Sözcü’de yer alan habere gö

Okumaya devam et

Trendler